Geçen yaz Nisan ayında International Association of Teachers of English as a Foreign Language (IATEFL) konferansına gitmeden önce Londra’da İngilizce öğretmeni Esra Girgin ile Buckingham Sarayı’na gittiğimiz günü hatırlıyorum. Muhteşem ve görkemli bir saray ve parmaklıkların arkasından bakan ben... İçeri girip gezmeyi çok istemiş olmalıyım ki, bu hayalim bir yıl sonra gerçeğe dönüştü.
The Speaking English Union (ESU)’ın düzenlediği “İngilizce Eğitim Ödülleri 2011” de, ESU ve Cambridge University Press’in ortak verdiği “Yazarlık Ödülü”nü almak için, Kasım ayında Buckingham Sarayı’ndaki ödül törenine ve resepsiyona katılma şansım oldu. Geçen sene önünde durup hayal kurduğum sarayın kapısında bu kez kırmızı halı ile karşılanmak ve muhteşem bir salonda Edinburgh Dükü İngiltere Prensi Philip’in elinden ödül almak hayallerimin de ötesine geçen bir deneyim oldu. Saraydan içeri ilk girdiğimde İngiltere kraliyet ailesine yüzyıllardır ev sahipliği yapmış olan sarayın kendine has ve farklı büyüsü ile etkilendim. Prens Philip’i yüze yakın İngiliz davetlinin arasında tek Türk olarak beklemek beni her dakika daha da çok heyecanlandırdı.
|
|
Prens Philip’in içeri gelmesiyle bütün davetliler ayağa kalktı ve kendisi bizleri selamladı. Kısa bir konuşmanın ardından ödüllerin verilmesine sıra gelmişti. Herkes gibi ben de sıramı heyecan ile bekliyordum. İsmim okunduğunda alkışlar eşliğinde Prens’in yanına yaklaştım, sağ ayağımı hafifçe arkaya atarak önünde eğildim. Prens bana ödülümü verdi ve aramızda kısa bir konuşma geçti. Kendisi bana nereden geldiğimi sordu. Ben “Türkiye’den geldim” dediğimde çok şaşırdı ve mesleğimi sordu, İngilizceyi nerede öğrendiğimi merak etti. Çalıştığım okul ile ilgili birçok soru sordu ve projeyi ona anlatmamı istedi. Alkışlar ile yerime geçerken, profesyonel hayatımın en anlamlı ve en güzel dakikalarını yaşadığımı biliyordum. O kısa anda da bunun olabildiğince keyfini çıkardım.
|
|
Ödül törenine her ne kadar ben katılsam da sizlere benimle beraber bu alkışları hak eden ve bu projenin hayata geçmesini sağlayan iki öğretmen arkadaşımdan da bahsetmek istiyorum. Birçok projede ortak çalıştığım okulumuzun bilgisayar öğretmenlerinden Demet Küyük ve 2009 yılında Terakki Vakfı’nda beraber çalıştığımız animasyon öğretmeni Havva Kangal Erdoğan. Ayrıca projenin asıl mimarı olan onlarca minik el, küçük ses… Yani öğretmenlerinin hayallerini çizen çocuklar, Terakki’li çocuklar … Bu ödül hepinizin!

Özge Karaoğlu
İngilizce Öğretmeni
Özel Şişli Terakki Anaokulu
|