Gençler Tarih Yazıyor: 20. Yüzyılın On Yılları ve Kültür Tarihi

Tarih Vakfının geleneksel olarak her yıl ortaokul ve lise seviyesindeki öğrenci ve öğretmenlerle düzenlediği “Gençler Tarih Yazıyor” Projesi bu yıl “20. Yüzyılın On Yılları: Gençler Kültür Tarihini Tartışıyor” başlığıyla başladı. 27 Kasım Cumartesi günü düzenlenen öğretmen atölyesinin ardından 12 Aralık Pazar günü ilk öğrenci atölyesi de gerçekleşti.

Çevrim içi düzenlenen öğretmen atölyesinde Tarih Vakfı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ö. Alkan “On Yıllık Dönemselleştirme Açısından Siyasal Tarih, Toplumsal Tarih ve Kültür”, Proje Danışmanı Doç Dr. Erol Köroğlu “1908-1918 Arası Neden Uzun On Yıldır? Eleştirel Düşünme ve Tarih Öğretimine Dönük Bir Perspektif”, Proje Danışmanı ve aynı zamanda Levent Yerleşkemizde lise müdürümüz olan Fırat Güllü “Tarih Vakfı Eğitim Atölyelerinde Ne Yapmayı Amaçlıyoruz?” adlı sunumları gerçekleşti. Proje Koordinatörü Zeynep Adıgüzel’in proje takvimiyle ilgili bilgilendirmesiyle tamamlandı.

Öğrenci atölyesi ise İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sinan Yıldırmaz’ın açılış konuşmasıyla başladı. Konunun önceki temalara göre hem zor, hem zevkli olduğunu ifade eden Yıldırmaz, çok ilginç bulgularla karşılaşılabildiğini, kültür tarihi konusunda en önemli olanın soruları doğru sormak olduğunu belirtti. Klasik 5N1K yönteminden ilerlemenin bu alanda da uygun olduğunu, “ne”, “neden” sorularının temel olduğunu, Tarih disiplininin asıl sorusunun “nasıl” olduğunu, kültür tarihinin bunların yanında “kim” sorusunu da içerdiğini belirtti. Ayrıca, “kim” sorusunun içerdiği “kimlik” sorusunun önemli olduğunu belirtti. Kültürün zıt anlamlısının var olduğunu, “kültürsüzlük” değil, “doğa” olduğunu söyleyen Yıldırmaz, doğal olanın müdahale edilmiş ve farklılaştırılmış haline kültür dendiğini söyledi ve ekledi: “İnsan kültür üreten hayvandır”. Bu çalışmada geçmişte yaşanmış bir dönemi ele alıp konuyu belli sınırlar içinde ele alacağımızı söyleyerek bu durumun meseleyi dinamik kıldığını, çünkü on yılların tarihini ele alırken herkesin başka odak noktaları olabildiğini, aynı on yıl için çok farklı anlatılar ortaya çıkabildiğini hatırlattı.

Anakronizm sorununu uzaylılar örneğinden hareketle somutlayan Yıldırmaz, dünyaya gelen ve karşıdan karşıya geçmesi gereken bir uzaylının yaya geçidi, trafik ışığı gibi kültürel kodlara ait hiçbir şey bilmediği için hızlı bir öğrenme süreci yaşamak zorunda olduğunu ifade ederek, bizlerin de bir tarih çalışması yürütürken aslında o dönemin “uzaylıları” konumunda kaldığımızı, o dönemi anlamadan çalışma yürütemeyeceğimizi belirtti. Doğa ve kültür arasındaki farklılığı tanımlayabilmek için önemli unsurlardan birinin yazı olduğunu, yazının kültürel olduğunu, doğal olanın ses olduğunu söyledi.

Yıldırmaz, dönemin önceliklerinin kültürü, kültürün dönemin akışını etkilediğini birçok örnekle anlattı. Bundan 50 yıl sonra bugünlerin tarihini yazmak istesek neleri yazarız, neleri unuturuz diye sorduktan sonra, kültür tarihi çalışmalarının unutulanların tarihini de dâhil eden bir bakış açısı gerektirdiğini vurguladı. Kültür tarihini ele alırken on yıllık sınıflandırmalar yapmanın uygun olduğunu insan yaşamının on yıllık dönemlerindeki farkları işaret ederek örneklendirdi.

Atölye çalışmaları hakkında ayrıntıları buradan okuyabilirsiniz.

 

Bilgi Talebi

Bilgi Talebi






    Lütfen formu göndermeden önce "Lise için Sıkça Sorulan Sorular" yazımızı okuyunuz.
     
     










    Bu Formda alınan kişisel iletişim bilgileri talep ettiğiniz yerleşke, okul, sınıf seçeneklerine göre kayıt bilgilerinin size iletilebilmesi için talep edilmektedir. Başka bir amaçla kullanılmayacak, 3. Şahıs ya da kurumlar ile paylaşılmayacaktır.)