Sinasi

Heykel Bilgileri

Eserin Adı Sinasi
Sanatçı Yıldız GÜNER
Yapım Tarihi 2005
Boyutu 49 cm
Tekniği Bronz Döküm
Bulunduğu Yer K1 Alt Fuaye

Ibrahim Sinasi, 5 Agustos 1826'da Istanbul'da dogdu. Topçu yüzbasisi olan babasi Mehmed Aga, 1829'da Osmanli-Rus Savasi sirasinda vurularak ölünce, annesi onu yakinlarinin destegiyle büyüttü. Sinasi, ilkögretimini Mahalle Sibyan Mektebi'nde ve Feyziye Okulu'nda tamamladiktan sonra Tophane Müsiriyeti Mektubî Kalemi'ne kâtip adayi olarak girdi. Burada görevli memurlardan Ibrahim Efendi'den Arapça ve Farsça ögrendi. Ayni kalemde görevli eski adi Chateauneuf olan Resat Bey'den Fransizca dersi aldi.

Bu görevindeki çaliskanligi ve basarisi nedeniyle, önce memurluk sonra hulefalik derecesine yükseltildi. 1849'da bilgisini artirmasi için devlet tarafindan Paris'e gönderildi. Burada edebiyat ve dil konularindaki çalismalarini sürdürdü. Oryantalist De Sacy Ailesi ile dostluk kurdu. Ernest Renan'la tanisti, Lamartine'in toplantilarini izledi. Oryantalist Pavet de Courteille'e çalismalarinda yardim etti. Dilbilimci Littré ile tanisti. 1851'de Société Asiatique'e üye seçildi.

1854'te Paris dönüsünde bir süre Tophane Kalemi'nde çalisti. Daha sonra Meclis-i Maarif Üyeligi'ne atandi. Encümen-i Danis'te (ilimler akademisi) görev yapti. Koruyucusu Sadrazam Mustafa Resit Pasa’nin görevinden ayrilmasi üzerine üyelikten çikarildi. Resit Pasa, 1857'de yeniden sadrazam olunca, Sinasi de eski görevine döndü.


1860'da Agah Efendi ile birlikte Tercüman-i Ahvâl Gazetesi'ni çikardi. Devlet islerini elestirmesi ve Sultan Abdülaziz'e karsi girisilen eylemin düzenleyicilerinin yaninda yer almasi nedeniyle 1863'teki Meclis-i Maarif'teki görevine son verildi. Gazeteyi Namik Kemal'e birakarak, 1865'te Fransa'ya gitti. Orada sözcük çalismalarina yöneldi.

Société Asiatique Üyeligi'nden ayrildi. 1867'de Istanbul'a döndü. Kisa bir süre sonra yeniden Paris'e gitti. Burada kaldigi iki yila yakin sürede, Fransa Milli Kütüphanesi’nde arastirmalar yapti. 1869'da Istanbul'a dönünce bir matbaa açti ve eserlerinin basimiyla ugrasmaya basladi. Kisa bir süre sonra da 13 Eylül 1871'de beyin tümöründen öldü.

Sinasi, Bati, özellikle de Fransiz kültürü etkisinde eserler verdi. Ülkenin, Bati örnek alinarak egitim alaninda uygulanacak radikal yöntemlerle gelisebilecegini savundu. Bati hatta Fransiz aktarmaciligini tek çözüm gördü. Bu amaçla yazarliginda çok yönlü bir çaba içine girdi. Gazete çikardi, makale, siir ve oyun yazdi, sözlük çalismalari yapti.

O da halki, aydinlatilmasi gereken bir yigin olarak gören baticilar gibi, degismeyi mekanik bir hadise olarak algilama yanlisina düstü. Tanzimat'la baslayan Batililasma hareketinin öncülerinden biri olarak dil, edebiyat ve düsünce hayatinin degismesinde etkili olmustur.

Düzyazilarinda sade bir dil kullanilmistir. Dildeki yalinlasma çabasini, edebiyat ve tiyatro alanlarindaki eserleriyle desteklemistir. Bati siirini tanitma, yeni siir biçimlerini edebiyata sokma amaciyla Fransiz sairlerinden tercümeler yapmistir.