1860'da Agah Efendi ile birlikte Tercüman-i Ahvâl Gazetesi'ni çikardi. Devlet islerini elestirmesi ve Sultan Abdülaziz'e karsi girisilen eylemin düzenleyicilerinin yaninda yer almasi nedeniyle 1863'teki Meclis-i Maarif'teki görevine son verildi. Gazeteyi Namik Kemal'e birakarak, 1865'te Fransa'ya gitti. Orada sözcük çalismalarina yöneldi.
Société Asiatique Üyeligi'nden ayrildi. 1867'de Istanbul'a döndü. Kisa bir süre sonra yeniden Paris'e gitti. Burada kaldigi iki yila yakin sürede, Fransa Milli Kütüphanesinde arastirmalar yapti. 1869'da Istanbul'a dönünce bir matbaa açti ve eserlerinin basimiyla ugrasmaya basladi. Kisa bir süre sonra da 13 Eylül 1871'de beyin tümöründen öldü.
Sinasi, Bati, özellikle de Fransiz kültürü etkisinde eserler verdi. Ülkenin, Bati örnek alinarak egitim alaninda uygulanacak radikal yöntemlerle gelisebilecegini savundu. Bati hatta Fransiz aktarmaciligini tek çözüm gördü. Bu amaçla yazarliginda çok yönlü bir çaba içine girdi. Gazete çikardi, makale, siir ve oyun yazdi, sözlük çalismalari yapti.
O da halki, aydinlatilmasi gereken bir yigin olarak gören baticilar gibi, degismeyi mekanik bir hadise olarak algilama yanlisina düstü. Tanzimat'la baslayan Batililasma hareketinin öncülerinden biri olarak dil, edebiyat ve düsünce hayatinin degismesinde etkili olmustur.
Düzyazilarinda sade bir dil kullanilmistir. Dildeki yalinlasma çabasini, edebiyat ve tiyatro alanlarindaki eserleriyle desteklemistir. Bati siirini tanitma, yeni siir biçimlerini edebiyata sokma amaciyla Fransiz sairlerinden tercümeler yapmistir.