Tersine Bir Soru ile Okul Veli İlişkisine Bakış…Terakki, Velisinden Neyi Bekler?

Terakki, eğitim hayatının içerisinde 147 yıllık bir maziye sahip geçmişi güçlü, dünden bugüne bugünden geleceğe oluşturduğu kendine has, modern eğitim anlayışıyla insanı öne çıkaran, dünün, bugünün ve geleceğin gerçeklerini doğru kavramış ve sistematik yürüyen eğitim yapısıyla güçlü bir vakıf okulu, önemli bir eğitim kurumudur.

Yine bu sitede yayımlanan “Terakki neyi iyi yapıyor?”, başlıklı yazımda Terakki’yi bir çınar ağacına benzetmiş, çınar ağacının kökleri gibi sağlam, dalları gibi güçlü, yaprakları gibi canlı, kuruluşundan bugüne sert rüzgârlara ve zorlu koşullara dayanmayı bilmiş, gücünü ve kuvvetini ilkelerinin ve hedeflerinin gücü ile birleştirmiş bir eğitim kurumu tanımı yapmıştım. Geçmişinin yarattığı güven duygusunu veliler gözünde bir tercih edilme gerekçesine dönüştürerek bir marka haline gelmiştir demiştim. Bugün iki yerleşkede öğretmeni, eğitim uzmanı ve teknik ekibiyle 1000’in üzerinde çalışanı olan, 4 bine yakın öğrencisi, onların ebeveynleri ile büyük bir ailedir aslında Terakki. Bu ailenin öğrencileri ve ebeveynleri dâhil her bir ferdi yaklaşık 147 yıl önce temeli atılmış, tecrübe edilmiş eğitim ilkelerinin ve günümüzün gerçekleriyle uyumlu, sistematik eğitim anlayışının içinde bulurlar kendilerini.

Ebeveynlerin okul arayışlarının başladığı ve okul öncesinden liseye her kademede okul seçimi stresinin yaşandığı tam da bu dönemlerde ben de bir veli adayının bir okuldan beklentileri yerine bir okulun kendi imkânları içerisinde velisinden neleri beklediğine ya da beklemesi gerektiğine ilişkin görüşlerime yer vermek istedim. Düşünülenin aksine eğitimi paydaşlar için demokratik alan yaratılan bir iş gözüyle görmek yerine, bilimsel ve pedagojik bir iş olarak görmenin daha doğru olduğu fikrine sahibim. Eğitimi ve eğitim kurumlarını, bilim insanlarının yol göstericiliğine uyan, bilimsel verilerin ve pedagojik gerekliliklerin yerine getirildiği bir iş (sosyal hizmet alanı) olarak görmenin olması gereken bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.

Yıllar önce Terakki’de PDR bölüm başkanlığı yaptığım dönemde, öğrenci eğitimleri kadar velilerimize yönelik gerçekleştirdiğimiz ve halen süregelen bir dizi seminer ve eğitim düzenliyorduk. Bunların içerisinde elbette yakın zamanda rahmetli olmuş değerli hocalarımız Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu, Prof. Dr. Ayla Oktay gibi eğitim, bilim ve psikoloji alanının duayen isimler olduğu gibi günümüzde halen bilgi birikimlerini bizlerle paylaşmaya devam eden değerli akademisyen ve saha uzmanlarımız da vardı. Bu süreçte aralıklarla bizlerle birlikte olmaya devam ediyorlardı. Bu uzmanlar, konferans ve söyleşilerinde hep dolu salonlar görmemizi sağlamışlardı. Ama uzun zaman önce sunum yapanın ismi kadar, sunum içeriğinin de etkili olduğuna birebir şahit olmuştum.

19 Aralık 2009 tarihinde Uzman Psikolog Fatma Torun Reid’in davet edildiği programımız inanılmaz bir dinleyici kitlesiyle buluşmamızı sağlamıştı. Konu başlığı “Sorumluluk Bilinci Kazandırmak İsterken Nerede Yanlış Yapıyoruz?” idi. Alt ve üst salonu bulunan toplam 475 kişilik kültür merkezimizin tamamı tıklım tıklım dolmuştu. Merdiven boşluklarını bile ayakta ya da oturarak doldurmuş pek çok velimizi bir arada görmek beni oldukça şaşırtmıştı. Elbette konuşmacımız oldukça iyi ve konusuna hâkimdi, bununla birlikte içerik de öyle böyle değil, ebeveynler için tamamen ilgi çekici idi ve verilen bilgiler çok değerliydi. Ebeveyn ve çocuk arasında yasalara ya da sözlere sığmayan bir ilişkiye, “sınırlılıklar ve sorumluluklar”a ve olması gereken özenli iletişime değiniliyordu.

Burada yıllar önce gerçekleşen bu anıyı, konuyu bu yazının başlığına getirmek için anlattım. Terakki’nin 147 yılı bulan geçmişinde, kültüründe bu özenli ilişkilerin izleri hep var. Terakki’de eğitim öğretim süreçlerinin geliştirilmesi amacıyla hizmet içi eğitimlerle ve alanında uzman eğitimci liderlerle sürekli bir gelişim hedeflenmiş ve hem akademik hem de davranışsal olarak eğitim felsefesine destek veren bilim insanlarının yol göstericiliğine inanılmıştır.

Terakki’de sınırları ve sorumlulukları bilerek, güvene dayalı olarak geliştirilen iletişimler; yönetici, uzman ve destek birimlerin de katkısı ve hem çalışanıyla hem de veli ve öğrencileriyle büyük, güçlü bir ailenin parçası olmanızı sağlar. Bu kapsamda Terakki velisi büyük masada yeri olduğunu bilir ama rollerin ve sınırlılıkların da net olarak çizildiği bir hayatın parçası olduğunu yaşayarak deneyimler.

Terakki velisinin profili

Terakki’nin veli profili de karşılıklı rollerimizin, sınırlılıklarımızın ve de sorumluluklarımızın karşılıklı anlayışla kabul edilebilmesine izin veriyor. Terakki’nin birikimini önemseyen, öğrencimizin bütünsel gelişimi destekleyen, okulun eğitim ve öğretim anlayışına, uygulamalarına destek veren, çocuklarının kişisel gelişimleri için iletişime açık, sosyo-kültürel açıdan da birbirine oldukça benzeyen bir veli topluluğundan söz ediyorum. Terakki çalışanları olarak bizler de bu veli topluluğunun, bu büyük ailenin her bir ferdinin, alan uzmanlığının, yetkinliklerin önemini kavradığını ve okul veli iş birliğini önemsediğini biliyoruz.

Ana hatlarıyla;

Önemli olan çocuğunuzun okuduğu okulda onunla birlikte yürüyen, onu destekleyen ve büyüten bir yapının içerisinde olduğuna inanmanız ve bu yapıyı aile olarak desteklemenizdir. Okullar da sabah, akşam yaşayan bir canlı organizma gibidir. Öğrencinin ortalama 8 saatini geçirdiği, derslerin, törenlerin olduğu, öğrenci izinlerinin, devam-devamsızlık süreçlerinin önemsendiği, ders içi performansların, yazılı sınav süreçlerinin, sözlü değerlendirmelerin olduğu, ev çalışmalarının verildiği, projelerin istendiği, seçmeli etkinliklerin ve kulüp çalışmalarının yapıldığı yaşayan sosyal ortamlardır.

Bu toplumsal yapıda velisi ile doğru şekilde ve doğru zamanda kurulan iletişim ve iş birliği becerisinin, bir okulun önemli artılarından olduğuna inanırız. Sınırlarımızı ve sorumluluklarımızı bilir ona göre gerçekleştirdiğimiz bilgi alışverişlerinin öğrencimizin tüm yönleriyle gelişmesine ve karşılıklı güven ortamını pekiştirmeye yarayacağını bilerek hareket ederiz. Gerektiği kadar açık ve şeffaf bir eğitim kurumu olmaya özen gösteririz. Ancak burada hem okulun hem de velinin karşılıklı rolleri olmasını ve sorumluluklarımızın eşit paylaşımını önemseriz.

Biz biliyoruz ki her çocuğun kişilik özellikleri, karakteristik yapıları, ilgi ve yetenekleri, bilişsel, sosyal ve duygusal özellikleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle her çocuğun her okulda beklentileri karşılayabileceğini düşünmek yanıltıcıdır. Sizlerin veli olarak okulumuzdan beklentilerinizi de çocuğunuzun özelliklerini de düşünerek doğru bir şekilde konumlandırabilmeniz önemlidir. Bu nedenle okulumuza, okulumuzun yönetici ve öğretmenlerine, sizlerin çocuklarını geliştirecek bir eğitsel program, sosyal ve duygusal gelişimlerine yönelik olası tüm desteğin verileceğine/verildiğine inanarak güven duygusu geliştirmeniz bizler için önemlidir.

Biz okulumuzu sadece akademik bilgilerin verildiği bir yer olarak değil, öğrencilerimizi tüm özellikleriyle geliştiren sosyal bir ortam olarak görürüz. Velilerimizin de beklentilerini sadece akademik başarı üzerine yoğunlaştırmamalarını bekleriz. Aile olarak kendilerini çocuklarının bütünsel gelişimlerinin önemli bir parçası olarak görmelerini bekler, eğitim ve öğretim yönünden gelişimin okul-veli-öğrencilerin ortak sorumluluğu olduğuna inanırız.

Sizin çocuklarınız gibi, hızla değişen bir dünyada doğan, farklı beceriler ve yeteneklerle donanması gereken öğrencileri yetiştirme noktasında öğretmene düşen en önemli rolün, dinamik bir öğretim sürecini tasarlayabilmek olduğuna inanırız. Bu da ancak güçlü akademik kadro ile mümkün olabilir. Sürekli öğrenen öğretmenlerin öğrencisi olan/olacak çocuklarınızın geliştirdikleri kişisel becerilerin, onların en önemli kazanımı olduğunu biliriz. Bizce öğretmenlerimiz alanlarının en iyilerindendirler ve okul topluluğu olarak bizler görevlerini layıkıyla yapabilmeleri için onlara geniş bir alan yaratırız.

Terakki’de geri bildirim almaya ve vermeye alışkın bir kültür vardır, tüm geri bildirimlerin, eleştirilerin yapıcı ve sorun çözmeye odaklı olması beklenir. Her eleştiriyi duymak, dinlemek hak vermek anlamına da gelmez. Bu çerçevede doğrularımız ve bakış açılarımız farklı olabilir. Bu durumda alan uzmanlarımızın, danışmanlarımızın fikirlerini ve en önemlisi de inandıklarımızı eğitim bilimleri çerçevesinde ele alır, yorumlarız.

Okul ve veli iş birliğinde karşılıklı olarak sınırlarını ve sorumluluklarını bilerek gerçekleştirilen bilgi alışverişleri gerekir. Veli çocuğuna destek olurken, okulun eğitim ve öğretim uygulamalarına, öğretmen ve yöneticilerinin alan uzmanı olarak yetkinliklerine değer vermeli ve önemsemelidir.

Bizim açımızdan okul aynı zamanda çocukların sosyal bir varlık olarak kendilerini var edebildikleri, akademik, sosyal ve duygusal olarak geliştirdikleri bir yerdir. Velilerimizle güvene dayalı iletişim kurabilmenin, öğrencilerimizin sosyal ilişkilerinin gelişmesine, duygusal süreçlerinin anlaşılmasına ve akademik başarılarının doğru yorumlanmasına katkı sağlayacağına inanırız ve bu güven zeminini yaratmak isteriz.

Öğrencilerin akademik başarılarını, sosyal ve duygusal gelişimlerini etkileyen faktörlerin neler olduğu üzerine yapılan birçok araştırma; eğitim kurumları ile aile ilişkisinin en önemli etkenlerden olduğunu gösteriyor. Benzer araştırmalar ailelerin okul ile iletişimlerinde çocuklarının bütünsel gelişimiyle ilgilenmekten ziyade çocukların akademik durumlarıyla, notlarıyla ilgilendiklerini; sosyal, duygusal gelişimleriyle daha az ilgilendiklerini gösteriyor. İki önemli yapı okul ve aile, çocukların gelişimi üzerinde bu kadar etkili iken birbirlerini destekleyen bir ilişki geliştirmeli ve öğrencilerin bütünsel gelişimlerini önceliklendirmelidirler.

Okul ve veli iş birliğinde öğrencinin yararına ve gelişimine katkı anlamında yeterince açık ve şeffaf olunmalıdır. Bilgi akışı karşılıklı olmalı, çocuğun bireyselliği korunduğu kadar toplumun, okulun ve ailenin tutum, davranış ve değer yargıları da önemsenmelidir. Bilgi paylaşımı, olması gerektiği kadar ve çocuğun yüksek menfaati gözetilerek güven ilişkisi çerçevesinde yapılmalıdır.

Her çocuğun korunması gerektiğine inanırız, bu bazen çocuğun kendisi olur bazen akranları ya da yakın çevresi. Ama hangisi olursa olsun hassas olduğumuz konu hak temelli ve çocuk merkezli olmaktır. Temelde bilgi paylaşımını önemseriz ve atlanmasını istemeyiz.

Okul olarak öğrencilerimizin koyduğumuz kurallara uymalarının ve sınırlılıklarını bilmelerinin önemini sık sık vurgularız. Kılık kıyafet, sınıf içi ve sınıf dışı ortamlarda tutum ve davranışlar, sosyal medya kullanımı ya da okula giriş çıkışlar gibi günlük rutin uygulamalarımızda kararlı duruş sergiler ve velimizden de aldığımız bu kararlara destek vermesini bekleriz.

Özetleyecek olursak;

  • Karşılıklı güven, şeffaf ve saygıya dayalı bir iletişim,
  • Sınırlılıklarımız ve sorumluluklarımız konusunda ortak anlayış,
  • Öğretmenlerimizin ve yöneticilerimizin çalışma alanlarındaki deneyim ve tecrübeleriyle oluşturulan özgürlük alanlarının korunması,
  • Okul yönetimince alınmış kararların öğrencilerin sosyal, akademik ve duygusal gelişimleri için alınmış kararlar olduğunun bilinmesi

temel olarak velilerimizden beklediğimiz ana yaklaşımlardır.

Bunun yanında linkini verdiğim bu yazılarla da;

Tüm bu süreçlerin sizler için kolay geçmesi dileğiyle…

Alpaslan Dartan
Müdür Yardımcısı
Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki Lisesi

 

Terakkili olmak için: Aday Kayıt Başvuruları

Bilgi Talebi

Bilgi Talebi






    Lütfen formu göndermeden önce " Anaokulu için Sıkça Sorulan Sorular " yazımızı okuyunuz.
     
     

    Lütfen formu göndermeden önce " İlkokul için Sıkça Sorulan Sorular " yazımızı okuyunuz.
     
     

    Lütfen formu göndermeden önce " Ortaokul için Sıkça Sorulan Sorular " yazımızı okuyunuz.
     
     

    Lütfen formu göndermeden önce " Lise için Sıkça Sorulan Sorular " yazımızı okuyunuz.
     
     










    Bu Formda alınan kişisel iletişim bilgileri talep ettiğiniz yerleşke, okul, sınıf seçeneklerine göre kayıt bilgilerinin size iletilebilmesi için talep edilmektedir. Başka bir amaçla kullanılmayacak, 3. Şahıs ya da kurumlar ile paylaşılmayacaktır.)