Lise Öğrencimiz 22. Türkiye Felsefe Olimpiyatı’nda Türkiye 2.’si

Her yıl lise öğrencileri arasında düzenlenen felsefi deneme yazma yarışması olan Türkiye Felsefe Olimpiyatı’nın amacı; yaratıcı düşünme ve araştırma ruhunu geliştirmek, düşünmek uğraşısının kendi başına değerini göstermek; düşünsel etkinliklerle ilgili yarışma ruhu yaratmak; bilginin antropolojik temelleri üstünde düşünmeye teşvik ederek, bilimsel çalışmaların etik gereklerle bütünleşmesine yardımcı olmak; çağdaş dünyanın düşünsel ve etik problemleri üzerinde düşünme yeteneğini geliştirmeye ortam hazırlamak, okullarda insancıl düşüncenin ve eğitimin geliştirilmesine katkıda bulunmak. Olimpiyatın konu alanları ise “Felsefe Nedir?”, “Ontoloji”, “Epistemoloji”, “Sanat Felsefesi”, “Toplum Felsefesi” ve “Etik”.

Felsefe Öğretmenimiz Çiğdem Şimşek, olimpiyatı öğrencilerin bir mesele üzerinde düşündüğü ve argümanlarını açtığı bir yer olarak tanımlıyor ve ekliyor: “Okumalarını, bir argümanı ifade edebilmek için çağıran öğrenciler öne geçiyor. Hem problemi kavrayan, dert edinen, içselleştiren hem de bütün okumalarını bu problemi açmak için kullananlar, ortak düşünce geliştirmesi kapasitesi olanlar öne çıkıyor. Olimpiyatın amacı; başından beri olabildiğince temel dert, felsefi deneme yazdırma ve problem fark etme becerisi kazandırmaktı.”

Türkiye Felsefe Olimpiyatı’nda ikincilik ve üçüncülükleri olan öğrencimiz Ateş Yersu Gök (12D) ile mezunumuz Salih Eren Kurç’la bir araya gelerek, Felsefe Kulübümüz ve İstanbul Liseleri Felsefe Kulüpleri Platformu’nun onlara katkısını öğrenmek ve görüşlerini dinlemek istedik.

Terakkili Kendini ve Dünyasını Geliştirir

Öğrencimiz Ateş Yersu Gök’ün (12D) 22. Türkiye Felsefe Olimpiyatı’nda hakkında deneme yazdığı alıntı şuydu: “Belli bir şey yapmadığı halde kendisini suçlu hisseden biri, ahlâki  açıdan, gerçekten yaptığı bir şey yüzünden suçlu olan ama kendisini hiç suçlu hissetmeyen birisinden daha az hatalı değildir.”1

Arendt’in ilgilendiği konuların kendinin de sık sık sorguladığı konulardan biri olduğunu belirten Gök, alıntıyı “Normal insan olarak gördüğümüz kimliklerin aslında nasıl bir iktidar anlayışıyla biçimlendiğini ve o anlayışa adapte olup eylemlerini ona göre gerçekleştiren kimliklere döndüğünü anlatıyor.” sözleriyle açıkladı. Yarışma deneyimini “Okumalarım, çeşitli düşüncelerimin ışığı altında geldim buraya. Burada çıkan sonuç da bunun bir ürünü.” şeklinde ifade eden Gök, Terakki’de Felsefe Kulübü’nde arkadaşlarıyla birlikte okuyup izledikleri üzerine yaptıkları tartışmaların ona katkısını şu sözlerle anlattı: “Bizim o düşünce çarpışmalarımız insanı çok başka bir noktaya taşıyor. Zaten senin kendi inşa ettiğin düşünce yapında yalnızca kendi başına karar vererek oluşturduğun bir sonuç olmuyor. Özellikle senin birlikte konuştuğun, tartışma yaptığın insanların da seninle nasıl tartıştığı çok önemli. Çünkü aslında o zaman düşünce gelişebiliyor.”

Felsefe Kulübümüz, çalışmalarını İstanbul Liseleri Felsefe Kulüpleri Platformu’nun alternatif bir eğitim platformu olarak düzenlediği çeşitli etkinlikler doğrultusunda gerçekleştiriyor. Farklı liseden öğrenciler, her yıl belirli bir tema (problem) çerçevesinde tüm seneye yayılan atölye, seminer, sempozyumlarda bir araya geliyor. Kulübümüzde de öğrencilerimiz, bu problemleri merkeze alarak tartışmalar yapıyorlar. Felsefe Kulübü’ndeki çalışmalarını, platformun yürüttüğü “Felsefe Yapma Hakkı”, “İnsan Hakları” ve “Dünya Felsefe Günü” atölyeleriyle destekleyen öğrencimiz Ateş Yersu Gök, Felsefe Kulübü’nde hayatımızın genelinde yapmamız gereken bir şeyi yapıyoruz. Hem kendi hem de başkalarının düşünceleri üzerinde düşünüyoruz.” dedi.

Mezunlarımızdan Salih Eren Kurç ise 2016 yılında lise öğrencisiyken katıldığı 21. Türkiye Felsefe Olimpiyatı’nda “Adalet, herkese borçlu olunanı ödemektir.”2 alıntısı hakkında yazdığı denemesiyle Türkiye 3.lüğü elde etti. Kurç, yarışmaya katılan herkesin bir atölye çalışmasında buluşarak karşılıklı oturup tartışmasının daha besleyici olacağını belirterek şu sözleri ekledi: “Yazmak, kapanıp kendinle yaptığın bir şey. Ama başkasını görmek, başka bir düşünceyi görmek, kendi düşüncenle onu yan yana tutmak, kendininkini kırpmak, bükmek, belki kenara atmak. Bu insanı daha çok geliştiren ve değiştiren bir şey.”

 

 

1Hannah Arendt, Kötülüğün Sıradanlığı, çev. Özge Çelik, İstanbul, 2014, s. 302.

2 Platon, Devlet

 

Bilgi Talebi

Bilgi Talebi






    Lütfen formu göndermeden önce " Anaokulu için Sıkça Sorulan Sorular " yazımızı okuyunuz.
     
     

    Lütfen formu göndermeden önce " İlkokul için Sıkça Sorulan Sorular " yazımızı okuyunuz.
     
     

    Lütfen formu göndermeden önce " Ortaokul için Sıkça Sorulan Sorular " yazımızı okuyunuz.
     
     

    Lütfen formu göndermeden önce " Lise için Sıkça Sorulan Sorular " yazımızı okuyunuz.
     
     










    Bu Formda alınan kişisel iletişim bilgileri talep ettiğiniz yerleşke, okul, sınıf seçeneklerine göre kayıt bilgilerinin size iletilebilmesi için talep edilmektedir. Başka bir amaçla kullanılmayacak, 3. Şahıs ya da kurumlar ile paylaşılmayacaktır.)